Setup Menus in Admin Panel

  • LOGIN
  • No products in the cart.

Club Activities

Yabancı Dil Türkçe Öğretiminde Ders Dışı Öğrenim Ortamları ve Kulüp Faaliyetleri

Yabancı dil öğretimi ders kitapları, materyaller ve uygulanan müfredatla çok boyutlu bir süreçtir. Yabancı dil öğretiminde sürecin sadece eğitsel boyutu değil aynı zamanda öğrenicinin dili günlük hayatta kolayca kullanabilmesine imkân tanıyan şekliyle öğrenmesi önemlidir. Çünkü günlük hayatta kullanılabilen dil işlevseldir. Dil sınıflarında materyal kullanımı epey fazladır ancak tüm bu materyaller dil öğrenimi için tek başına yeterli değildir. Öğrenici sınıf içinde öğrendiği kelimeleri, dil bilgisi kurallarını ve ifadeleri günlük hayatta pratiğe dökebilmeli, deyim yerindeyse dili yaşayabilmelidir. Örneğin Türkiye dışında Türkçe öğrenmeye çalışmak, Türkiye’de Türkçe öğrenmekten daha zor ve uzun sürer. Çünkü yurt dışında günlük hayatta Türkçe pratik yapmak ve Türkçeye maruz kalma imkanı daha azdır. Bir dili öğrenmek için öğrenicinin hedef dili mümkün olduğunca pratik yapması gerekir.

Eğitimde her bir bireyin farklı özelliklerde olduğu ve bu özelliklere göre eğitim içeriğini tercih ettiği de unutulmamalıdır.

Öğreniciler kendi yabancı dil öğrenme süreçlerinde aktif rol alıp öğretmene olan bağımlılıklarını azaltırlarsa gerçek manada yabancı dil öğrenme gerçekleşir ve bu öğrenme kalıcı olmaya başlar.

Bir dil sınıfında farklı karakterlerde, farklı kültür ve anlayışlarda, farklı dil öğrenme tecrübelerine sahip olan veya olmayan, farklı öğrenme stillerini benimseyen öğreniciler bulunmaktadır. Bu durumda sınıf ortamları her öğreniciye ve onların ihtiyaçlarına hitap edemeyebilir. Bunun bir sonucu olarak öğrenicide motivasyon eksikliği, hedef dili öğrenmeye karşı ilgili olmama gibi durumların görülmesi mümkündür. Bu tür durumlarda öğreniciye öğretmenin rehberlik etmesi ve öğrenicinin ilgi alanları, yetenekleri ve eksik ya da iyi olduğu dil becerileriyle ilgili ders dışı ortamlara yönlendirmesi gerekebilir. Ders dışındaki her ortam zamanla öğreniciye korku ve kaygılarının yerini kendine güven, yapabildiğini görme ve kendi öğrenme hedefleri gibi olumlu duygular kazandırabilir.

Ortamların yaptığımız ve öğrendiğimiz her şeyde çok önemli rolü vardır. Ortamlar sadece fiziksel olarak düşünülmemelidir. Öğrenmenin gerçekleştiği her yeri ortam olarak kabul edebiliriz. Bu tanımdan yola çıkarak kütüphane, market, kafe, tiyatro, spor salonu, konferanslar, sosyal ağlar, akıllı telefonlar vb. yerler ders dışı öğrenme ortamları olabilir.

Yabancı dil öğretimi sadece sınıf içiyle sınırlı kalmamalıdır. Çünkü birey, o dili günlük hayatta ihtiyaçlarını karşılamak, diğer insanlarla iletişme geçmek için öğrenmektedir. Öğretmen ve ders odaklı eğitim anlayışı ile dil öğrenimi sadece sınıfta kalır. Öğrenici sınıfta öğrendiklerini farklı kullanabileceği ortamlar bulmalıdır. Özellikle hedef dilin konuşulduğu ülkede yaşanması öğrenici için farklı öğrenim ortamları ve farklı tecrübeler demektir ki bu da öğrenilen her bir dil bilgisi yapısının, kelimenin, ifadenin, atasözü ve deyimlerin pratikte kullanılması ya da bu türden farklı bir şeylerin öğrenilmesi demektir.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrenme ortamları en az ders kitapları, öğretmen, ve diğer ders materyalleri kadar önemli rol oynamaktadır.

Daha fazlası için...

Edgar Dale tarafından hazırlanan yaşantı konisinde, bireyin çok sayıda duyu organına hitap eden somut, basit ve kolay yaşantılarla öğretime başlanması gerektiği ortaya konulmuştur.